ARAYAN BULUR, BULAN ARAR

Hayatı hep arayışla geçiren bir insan oldum. Neydi aradığım, neydi bir türlü bulamadığım…

Bir türlü tatmin olamadığım neydi? Ruhumun huzursuzluğunun kaynağı neydi ve ne olsaydı huzura kavuşurdu bilmiyor sürekli bir yerlerde yeni yeni arayışlarla çırpınıp duruyordum.
Bir türlü bulamadığım kaynağın yanı başımda hatta tam da kendi merkezimde olduğunun farkında olmadan geçti yıllar. “Hep beni mi buluyor?” diye hayıflandığım zor, acı dolu yaşantılar birer çağrıymış Yaradan’dan sonradan anladım.

En son denediğim bir dizi Yeni Çağ Manevi arayışlarının ardından “Peki şimdi ne olacak?” diye düşünüp boşluk duygusu başta olmak üzere farklı duygulardan geçtiğim günün gecesinde Rabbime “Allah’ım ben bilmiyorum bana ne yapmam gerektiğini göster “ diye dua ederek yattığım gece gördüğüm rüyadan sonra başladı yolculuğu idrak edişim.

“Oku”dum , “oku”dum, “oku”dum.

Şimdiye kadar bende oturmuş olan ,bana yüklenmiş olan tüm sistemleri sorgulamaya başladım. Tam olarak yolunda gitmeyen bir şeyler vardı. “Oku”duklarımla örtüşmeyen BİR ÇOK nokta. Eğitimini aldığım psikoloji ilminde de eksik kalan bazı boşluklur vardı sanki. Sonra bir gün arkadaşım Feyza’ya (ki Feyza da okuyan ve dini kaynakları da benden daha çok okuduğunu düşündüğüm bir arkadaşım ve aynı zamanda meslektaşımdır.) İslami kaynaklarda psikoloji ilmi ile ilgili okumaları ve bana önereceği kaynaklar olup olmadığını sorduktan bir süre sonra bana Berin Hanım’ın Mustafa Merter Hoca ile yaptığı söyleşinin linkini gönderdi. Söyleşiyi ve Berin Hanım’ın yazılarını okumaya başladım. Tam olarak ihtiyacım olan yoluma çıkmıştı. Berin Hanım’ın şu sözünü okumuştum sonradan, tam da bu yaşantımla ilgili olduğunu fark ettiğim…
“Kendi kitabını okumaya niyet eden, uzun bir yolculuğa çıkmaya hüküm giymiştir.

Bu yolculuğa vesile olmak için kainat hizmetçidir.

Rabbim vesile olanlardan razı olsun. Hem bizim kadim tasavvuf ilminin psikolojiye tekabül eden kısmı hem de modern psikolojinin yararlı kısmının güzel bir senteziydi “oku”duklarım. Üstelik kalbiydi yazılanlar…

Acelem vardı o günlerde ve hemen eşimden Berin Hanım’ın “Kendine Doğmak” ve Mustafa Merter Hoca’nın “Dokuz yüz Katlı İnsan” kitaplarını sipariş etmesini istedim. 3-4 günde geldi kargom. Bir de uzak bir şubeye gelmiş. Bir Cuma akşamı mesai çıkışı koşo koşa gidip aldım kitapları ve aynı akşam “Kendine Doğmak “ kitabını okumaya başladım. Böyle oldu Berin Hanım ile ilk temasım. Kendisine mesaj attığımda cevap vermesi beni hem şaşırtmış hem de sevindirmişti.

Ve temasımız devam etmekte farklı zamanlarda, farklı mecralarda. Kendisinin en beğendiğim tabirlerinden bir tanesidir “eşlikçi” kavramı. Öncelikle bu yolda karşıma Berin Hanım ve Mustafa Merter Hoca’yı çıkardığı için Rabbime sonsuz hamdolsun. Ve sonrasında Berin Hanım’a latif eşlik ediciliği için müteşekkirim. Berin Hanım vesilesiyle karşılaştığım “can”ları da anmazsam eğer yazım yarım kalır. “Kendine Doğmak” serüvenimde karşılaştığım tüm “can”lara selâm olsun.

Bu arada kitap bitti mi derseniz. Bitti zannediyordum bitmemiş. Muhtelif zamanlarda yeniden yeniden dönüp okumak gerekiyormuş. Kitap sizi kendi merkezinize doğru bir yolculuğa çıkarıyor.

Kendinize doğup doğmamak size kalmış. Kitap hakkındaki naçizane görüşüm böyle. Bir de kendisini kaybedip de bulamama hikayem var ki belki onu da bir başka zaman yazarım.

Aşk ile kalın “can”lar…

ÖZGE ARTUK

22 OCAK’18

#kendinedoğmak, #arayan bulur , #BerinTuncel, #analizler #nefspsikolojisi #bunalım, #din #maneviyat ,#kendini bulmak