NEV – MEKAN NEV-İNSAN

NEV-MEKAN NEV-İNSAN

Mekan, olunan yer demekse; nev, eski dilde yeni demekse, her an yeni bir oluşun ortaya çıktığını berrak şekilde gördüğümüz şu modern dönemde “insan”a dair söz söylemenin vakti gelmiştir değil mi?

Hangi insana dair mi?

Nev-insan’a dair.

İnsanın eskisi yenisi mi olur, insan aynı insan demek istesek de biliyoruz ki değişim ve dönüşümün hız kazandığı bir yüzyıldayız.

6

Böyle bir yüzyılda yaşamanın bize kazandırdıkları kadar kaybettirdikleri de var şüphesiz. Bizi, bizden öncekilerden ayıran ve onlarla çok benzer kılan davranışlarımız var.

Kendimizi tanımamız ve anlamamız, kendimizle ve çevremizle kurduğumuz bağı ve iletişim kurma şeklimizi derinden etkiliyor.

Mekân ve insan geçmişten günümüze hep birbirini beslemiş, tamamlamıştır. İnsanın olma/olgunlaşma/büyüme serüveni bir mekânda gerçekleşir. Bilgelerin dönüşümleri onlara kendilerini hatırlatan mekânlara çekilmeleri neticesinde gerçekleşmiştir.

Ve bizler dünyaya birer cenin olarak gönderildiğimizde de bir mekânda, bir rahimde olmaya/olgunlaşmaya başladık.

5

İşi, insanı dinlemek olan; her hikayenin, her insanın onu benzersiz kılan yanlarına odaklanmak olan bir terapist olarak, bir anne, bir kadın olarak; Nev-mekan’ın beni en çok etkileyen yanı da bu “oldurucu” atmosferi idi.

Daha binaya girmeden, eskimeyen yeniyim ben diyen hali; benzersizliği, güncelliği ile beni çarpmıştı.

Mekana ilk adım attığım andan itibaren karşılaştığım dokunun canlılığı, ikramların lezzeti, kütüphanesinin zenginliği ise bu etkiyi güçlendirdi. Arkadaşlarımla buluşmak için, kendimi dinlemek için; sütlü çay içmek için tercih ettiğim bir mekan oldu nev-mekan.

Şimdi ise, bu ilgi ve sevginin başka bir boyuta taşınmasına dair hayaller kuruyorum.

Profesyonel yaşamımın merkezinde olan “konuşma”yı daha geniş bir çembere taşımanın ve kendine doğru yol almak isteyen canlarla buluşmanın heyecanı sardı kalbimi.

Şehrin karmaşasında, hep yetiştirmek zorunda olunan programların içerisinde “gidilebilecek sıradan bir etkinlik” olmanın ötesine geçip,

ben kimim; nereden geldim, nereye gidiyorum diyebileceğimiz, durup düşünebileceğimiz, düşleyebileceğimiz bir sohbet ortamı hayali ile kaleme alınıyor bu metin.

4

Kendine Doğmak* için toplanabilmek ve doğmadan önce “olunan” yer olan o mekâna dönebilmek mümkün müdür?

Böyle bir mekân olmadan, doğmak mümkün müdür?

Değildir kanaatimce.

İnsanı dönüştüren şey ancak ilişkidir der psikoterapi kuramları. Gerçek ilişki, candan kurulan ilişki; ancak dönüştürebilir.

Nev-mekan, nev-insan konuşmalarına anne olabilir mi?

Psikolojik bir rahim gibi kuşatıp, içine doğru büyümesini sağlayabilir mi misafirlerinin?

Neden olmasın?..

Menüsünü elinize aldığınızda:
Nevmekan, din, dil, ırk ve ideoloji ayrımı yapmadan; herkesin ve her kesimin huzurlu, güvenli bir şekilde bir araya gelebileceği, nev-i şahsına münhasır kimlik sahibi bir mekândır.”

açıklaması ile karşılaştığınız bir ortamdan başka ne beklenebilir ki?

Kuşatmak, sarmak, büyütmek, olgunlaştırmaktan başka?..

3

Aslında gittiğimiz her mekânda, okuduğumuz her kitapta aradığımız kendimiz değil miyiz?

Bizi, kendimize yaklaştıranlara yakınlık duyma nedenimiz; kendimizi aramamız değil mi?

Selfilerin çılgınca her yanımızı sardığı bir dönemde, selfimizi; yani kendiliğimizi anlamaya bir adım yaklaşmak hepimizin ihtiyacı değil mi?

Telefonlarımızın sesini kısıp, içimizden yükselen çığlıklara kulak vermenin; gerçek duygularımızı ifade edip, bizim gibi olan başkalarının da olduğuna şahitlik etmenin zamanı gelmedi mi?

2

İçimizin bodrum katlarında sıkışıp kalmaktansa, bir basamak dahi olsa yükselmeye; yaşadıklarımıza biraz daha yukarıdan bakmaya ihtiyacımız yok mu çoğumuzun?

İçinden çıkamadığımız şeylerin belki de içimizden çıkması gerekiyordur?

Belki de bizim, kendimize iyi bakmak için biraz durup, dinlemeye ihtiyacımız vardır.

Hey ben! Heybende ne var ne yok demenin,

Nev-mekan’da nev-insan’a doğru yola çıkmanın vakti gelmiştir belki de?

KD1

Eğer sizin de içinizden bir sesin dilinden dökülen kelime “evet”se,

Eskiye de yeniye de değer veriyorsanız,

Bilinmeyene dair ilginiz varsa,

Kendinizi sandığınızın ötesinde anlamak ve görmek, sandıklarınızı açmak istiyorsanız,

Kimi zaman sizin öykünüzü, kimi zaman bize konuk olan güzel yürekleri dinleyeceğimiz, kimi zaman okumalar yapıp uzun uzun düşüneceğimiz, kimi zaman neşelenip, kimi zaman hüzünleneceğimiz


Nev-İnsan Konuşmalar’a davetlimizsiniz.

Ayın ve haftanın son Cuma akşamı, bir sonraki aya girmeden hemen önce, Nev-Mekan’a bekleriz.