Aksaray Konferansımdan Notlar

Geçtiğimiz hafta Aksaray Belediyesi  Kadın Koordinasyon Birimi tarafından düzenlenen kadınlar günü etkinlikleri kapsamında bir konferans verdim. Konumuz “kadın psikolojisi” idi.

Başlık böyle olunca, alışageldiğimiz kadınlar günü gündemlerinden de hayli farklı şeyler üzerinde durduk. Zaten gelişmesini ümit ettiğimiz farkındalık da bu “yeni kadın algısı” ile doğrudan ilgili. Nitekim Aksaray Belediye Başkanımız Haluk Yazgı Beyefendinin eşi Hasibe Yazgı Hanımefendi’de açış konuşmasında buna değindi.

aksaray1

Hasibe Hanımefendinin konuya karşı hassasiyetiydi bizi buluşturan da. Bizim, yani kadim bir kültürün varisi olan bir neslin, kadınla ilgili sorunları sadece feminist bir çerçeveden ele almamızın, aile içi şiddet ve ekonomik özgürlük başlıkları dışında neredeyse hiç konuşmuyor olmamızın tartışılması gerektiğini vurguladı.

Gerek sosyal medya paylaşımlarımda, gerekse köşe yazarlığı yaptığım Aysha Kadın Dergisi’ndeki yazılarımda da benim de dikkat çekmeye çalıştığım konu tam olarak buydu. Kadınlar gününün kendisi dahi çıkış dinamikleri nedeni ile sorgulanmaya açıkken, bizim kadından ne anladığımızı enine boyuna tartışmamız gerekiyor.

Kadına dair konuşmalarımızın, sosyal boyutlarından çekilip; psikolojik bir çerçevede ele alınması gerektiği kanaatindeyim. Ve konuşma içeriğimi de bu çerçeve üzerine bina ettim. Nitekim hep beraber müşahede ettik ki, toplumun hemen her kesiminden katılımın olduğu konferansta “bütün kadınların” ortak bazı sorunları vardı. Ve bu sorunların kaynağı da aynıydı… Kadın algısı!..

aksaray2

Toplum olarak devraldığımız kodların, günümüz koşullarında sorunlarımızı çözmekte yetersiz olduğunu gözlemliyoruz. Bize, terapi için başvuran danışanlarımızın çoğunda da sorunların kökenleri ortak. Kitleselleşmiş bir sorunun çözümünün de, kitlesel bir farkındalığın gelişmesi ile mümkün olacağına inanmam bu yüzden.

Öncelikle üzerinde durduğumuz kavram, dış dünya merkezli bir varoluşu benimsemiş olmamızdır. Bunu daha anlaşılır bir dille ifade edecek olursak, çok erken yaşlardan itibaren, hemen hepimizin “el alem ne der?” düşüncesine göre bir “kendilik algısı” inşa etmiş olmamızdır.

Kadının psikolojik yapısı, sürekli dış dünyaya bağlı bir varoluşu benimsediğinde, üretkenliğini yitirme tehlikesi barındırır. Her kadının, içine kimsenin girmediği, giremeyeceği, gizli ve derinlikli bir iç alemi vardır, olmalıdır. Ve kadınlar, zaman zaman bu içe çekilme süreçlerini yaşamazlarsa, yorulurlar.

aksaray3

İşte bu nedenle, kendi iç ritmine yabancılaşan kadın, dış yaşamda da ritmi yitirebilir. Öfke kontrolünde güçlük, suçluluk, yetersizlik duyguları yoğunlaşabilir; aile içi iletişim güçlükleri doğabilir.

Kadının, kendi ile kurduğu bağ; toplum için hayatîdir. Ve bu bağın anlaşılması, sadece “çalışan/çalışmayan kadın” okuması ile veya “çocuklu/çocuksuz” ayrımları ile mümkün değildir. Bu bakış açısı, indirgeyicidir. Ve halihazırda kadınlara dair sorunları çözdüğü de vaki değildir.

Aksaray’lı kadınlar, bir araya gelerek yaptıkları okumalarda ve sohbetlerde; bahsettiğimiz bu sorunların zaten farkına varmışlardı. Bana düşen, sorunun kökenine dair bazı açıklamalarda bulunmak ve çözümler önermek oldu. Şehirde etkin pek çok kurumun yetkililerinin de bulunduğu özel toplantılarda, işbirliğine girerek; daha üretken bir kadın kimliğinin inşası için yapılabilecekleri konuştuk.

Bizim üretkenlikten anladığımız şeyin, kapital dünyanın anladığı ile aynı şey olmadığını da sıklıkla vurguladık. Sunumda da belirttiğim gibi “kadın, görünmeyenin; sezgisel olanın” bekçisi olduğundan, onun ürettikleri bazen “ölçülemez, görülemez” zira…

aksaray4

Sonuç olarak, günümüz şartları, daha önce benzerini görmediğimiz bir tür “bilinç devrimine” gebe gibi görünüyor. Ve bu psikolojik uyanışın ev sahibeliğini de yine “kadim Anadolu kadınlarının” yapmasına şaşmamak gerekir.

Ruh, ölmez. Bizim de içine doğduğumuz bu ruh dolu topraklar, çözümü zor ve uzakta sandığımız pek sorunun cevabının aslında tam da içimizde, çok derinlerimizde olduğunu bize fısıldar.

Çok değerli Hasibe Yazgı Hanımefendi’ye; bu konferansa vesile olan Ayşe Karaman’a ve Aksaray kadınlarına, bu imkanı bana sundukları için minnettarım.

Hep birlikte, uzun bir yolculuğa çıkıyor gibiyiz…

 

(Konferansla ilgili ulusalnews haberine linkten erişebilirsiniz: http://ulusalnews.com/aksaray-belediyesinden-kadin-psikolojisi-konferansi/24)